Bütün kış burnu kapalı ayakkabılarda
Sakladığı gibi ayaklarını
Tıpkı bir mucevher misali
Çıkarıp kutusuna koydu kalbini.
Ümitsizdi…
Yağmurun en huzurlu zamanıydı.
Telaşasız… incecikti sesi… İç gıcıklar gibi…
Bitiyordu gün…
Ne o gunduz kalabalığının uğultusu,
Ne de o kızgın kadınların gürültüsü yükseliyordu artık.
Sokak, kimsesizdi…
O ise aklında binbir düşünceyle
Yatağına uzanıp
Hüznüne çekti yorganını
Gece sakindi.
